Çaykara Kültür Sanat ve Yayıncılık Ltd. Şti

Özümüzden Göçeli Ömür Geçti

Zor yaşam koşullarından sıyrılıp düştük gurbete. Hevesimiz ve hedefimiz neydi pek anlamamamla birlikte buna tam anlamıyla “düşmek” diyebilirim. Evet gurbete düştük. Boğazımızın ve rahatımızın derdine düştük de geçtik o İstanbul Boğazı’nı.

Patika yolda düşende dizlerimiz kanardı da, gurbet o daracık yollara benzemiyordu ki hiç. Çift şeritli yollarda düşmenin ne demek olduğunu metropollerde yaşamak için çıldıran bizler anlayacaktık. Hem gurbetteki düşmek ne benzer patikada düşmeye, gönlünü ve ömrünü kanatıyor insanın. Gün gelir anlarsın sende.

Şu meşhur üç ay tatillerimiz var ya bizim. İşte o zaman gittik nenemizi, dedemizi ziyarete. Üç ayı memlekette geçirecek kadar boş insanlar değildik ya(?) Atalarımızın hasretini gidermeye üç beş gün yeter sandık, aldandık. İki gün köyde kaldık klima yoktu, daraldık. Üç gün yaylaya çıkalım dedik sis bastı, bunaldık. Boztepe’ye çıktık çay içtik, Trabzon simidi ile. Bir gün de böyle bitti. Uçak biletimizi aldık, gurbete gittik. Bazılarımızın tatil planına dahi giremedi memleket. Aman bu yılda gitmeyelim dedik.

Ne uğruna nelerden vazgeçtik(!)
koca binalarda yaşamak için huzur dolu evlerimizden,
alışveriş merkezleri için bağ bahçeden,
beyaz adidas giymek için kara lastik ayakkabılardan,
asfaltta yürümek için çamurdan,
pudra şekerine çilek banmak için hamuçeralardan
böğürtlen reçeli yemek için ligarbalardan
zengin ve elit arkadaşlar için köydeki konu komşudan
kepek ekmeği için mısır ekmeğinden
parfüm sıkmak için ahırlardan ve gübre kokusundan
ölmek için ömürden
ve en fenası kendimizi bilmezken kendimizden
GEÇTİK, VAZGEÇTİK.

İşin aslı şu ki ömür bizden göçüp ölüm gelince döneceğiz memlekete. Özlemeye vakit bulamadığımız taşına toprağına karışacağız Trabzon’un, Çaykara’nın…

Ve hikayemiz başladığı yerde bitecek: Memlekette.

error: Content is protected !!