Çaykara Kültür Sanat ve Yayıncılık Ltd. Şti

Paragaf

Yüz yıllık bir kültürdür parakaf-Parakaf: Sohbet demektir. Sohbet etmek, dertleşmek, birlikte çay içmek, vakit geçirmektir. Bir konuyu, bir ya da birkaç kişiyle konuşmak, birlikte eğlenmek hatta yerine ve zamanına göre hepsini de birlikte yaparak hoşca vakit geçirmektir.

Benim anlatacağım parakaf ise bunların dışında, farklı bir parakaftır. Çaykara’nın başka köylerinde var mıdır, olmuş mudur bilmem ama (araştırmadım) benim köyümde yani Şur’da(Şahinkaya) en az yüz yıllık geleneksel bir etkinlik ve kültürdür parakaf. Gençliğimdeki parakafları anlatayım. Bizdeki parakaf; daha çok mezirelerde ve özellikle Kuşmer yaylasında yapılırdı. Bekar olan gençlerin akşamları, müsait olan bir evde toplanmalarıyla başlayan, sohbetlerin yapıldığı, çeşitli oyunların oynandığı, türkülerin söylendiği, horonların tepildiği etkinliklerle yapılırdı. Tabii ki parakaf sırasında çaylar, kahveler içilir, pasta-börek, meyve çerez yenirdi. Kimse hizmet beklemez, herkes herkese servis yapar, ikramda bulunurdu.

15 – 25 yaş aralığındaki bekar gençler, kızlı erkekli toplanır parakaf yaparlardı. Parakafı organize eden bir kız, bir de erkek olurdu. Herkes her parakafa çağrılmazdı. Uyumsuz olanlar katılanlardan biriyle küs olanlar ve parakafın dedikodusunu yapanlar sonraki toplanmaya davet edilmezlerdi. Genellikle 18 yaş altı gençlerin parakafı ayrı, 18 yaş üstü gençlerin parakafları ayrı yapılırdı. Toplanma yeri yaylanın en sakin bölgesinden seçilen bir ev olurdu. Ev sahibi kız, önceden hazırlıklarını yapar, akşam kararmadan kız arkadaşlarını toplardı. Erkekler yatsı ezanından sonra gelir, parakafa katılırlardı. Toplanma gizli olmazdı. Ama sessiz, gürültü patırtı yapmadan toplanmaya özen gösterilirdi. Parakaf büyükler tarafından yadırganmaz, ayıplanmaz ve de yasaklanmazdı. Parkafa katılanlar da babadan olmazsa bile anneden izinli katılırlardı. Her parakafın ayrı bir ruhu, farklı bir güzelliği olurdu. Ve zamanla birkaç parakaf grubu oluşur, her grup kendi içinde ayrı bir arkadaşlık, samimiyet, şakalar, kurallar geliştirir ve grup disiplinini oluştururdu. Parakaflarda sohbetler yapılır, fıkralar anlatılır, kibrit oyunu, yüzük oyunu, fincan oyunu, tıppp gibi çeşitli oyunlar oynanırdı. Oyunlarda kaybedenlere; türkü- şarkı söyleme, meyve–çerez alma, kamçı ile ele vurma, belli bir süre konuşmama, ayakta tek ayak üstü durma, oyundan ihraç gibi çeşitli cezalar verilirdi. Mızıkçılar, oyun bozanlar, kapris yapanlar daha sonra ki parakaflara alınmazlardı.
Ve horon…. Parakafın finali horonla yapılırdı. Kemençe varsa harika. Kaval varsa çok iyi. Hiç biri yoksa pikap ya da teyp, onlar da yoksa-ki genelde olmazdı- sesi güzel olanların söyledikleri türkülerle ve ağızdan çaldıkları kaydelerle (vri vri vri…) horon yapılırdı.
Gün doğmadan horon biter parakafçılar giderdi…

error: Content is protected !!